Siyasi Örgütlenme Gerekçesiyle Sınır Dışı: Mahdi Asadinazhad Kararı Çok Boyutlu Bir Hak İhlalidir
Uzun yıllardır ailesiyle birlikte Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan İran vatandaşı Mahdi Asadinazhad’ın Bakanlar Kurulu kararıyla “yasaklı göçmen” ilan edilerek başlatılan mahkeme süreci dikkate alınmaksızın bir günün içerisinde sınır dışı edilmesi ciddi insan hakları ihlali iddialarını gündeme getirmiştir. Uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olan geri göndermeme (non-refoulement) ilkesi, bir kişinin işkence, kötü muamele, insanlık dışı muamele veya yaşam hakkı ihlali riski bulunan bir ülkeye gönderilemeyeceğini düzenler. Kararın olağandışı ve ani bir biçimde uygulanması ve kararın mahkeme denetiminden geçme imkânının fiilen ortadan kaldırılmaya çalışılması, etkili bir bireyselleştirilmiş risk değerlendirmesi yapılmadığını göstermektedir.
Kararda ayrıca, Asadinazhad’ın İran’daki rejim karşıtı protestolar sonrasında Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan İran vatandaşlarını muhalif kesime destek konusunda organize ettiği iddia edilmiştir. Barışçıl siyasi dayanışma ve örgütlenme faaliyetleri demokratik toplumların koruma altındaki faaliyetleridir. Bu tür faaliyetlerin kamu düzenini tehlikeye sokma gerekçesiyle sınır dışı sebebi yapılması, siyasi ifadenin ve örgütlenme faaliyetinin güvenlik tehdidi olarak kriminalize edilmesi anlamına gelmektedir.
Asadinazhad bakanlar kurulu kararının yayınlandığı gün tutuklanmış, aynı gün içerisindeavukatlarına Yüksek İdare Mahkemesi’nde dava açmaları için vekâlet vermiştir. Avukatları bir gün sonra olan 27 Şubat 2026 tarihinde ara emri başvurusu yapmış, yetkililere konunun mahkeme denetiminden geçmesi için başvurulduğunu defa kez bildirmiştir. Buna rağmen Asadinazhad ara emri talebinin dosyalandığı gün saat 17.00 civarında polis tarafından uçağa bindirilmiş ve Türkiye üzerinden İran’a gönderilmek üzere ülkeden çıkarılmış, İran hava sahasının savaştan dolayı kapalı olması nedeniyle Türkiye’de kalmıştır.
Bu arada, Yüksek İdare Mahkemesi 2 Mart 2026 tarihinde verdiği ara emri ile Bakanlar Kurulu’nun kişiyi “yasaklı göçmen” ilan ederek sınır dışı etme kararının yürütmesini durdurmuş ve Asadinazhad 3 Mart 2026 tarihinde Ercan Havaalanına geri dönmüş, burada mahkeme emrine rağmen polis tarafından havaalanından dışarıya çıkması engellenmeye çalışılmış fakat avukatların girişimleri ile Asadinazhad Ercan Havaalanından çıkabilmiştir. Sınır dışı işleminin yargı süreci beklenmeden uygulanmış olması adalete erişim ve etkili başvuru hakkı bakımından ciddi ihlal iddialarını gündeme getirmektedir.
Ayrıca İnsan Hakları Platformu’nun edindiği bilgiye göre, ara emri sebebiyle ülkesine geri gönderilemeyen Asadinazhad için, yetkililer mahkeme emrinin etrafından dolaşarak, kişinin ülkede kalmasıyla alakalı farklı teknik sorunlar çıkarmaya çalışmakta, kişinin ülkede bulunmasıyla alakalı yasal statüsünü belirleyen işlemleri iptal etmeye ve/veya ileri işlemlerde sorun çıkarmaya çalışmaktadırlar. Bu durum, meseleyi çok daha vahim bir hale getirmektedir. İnsan Hakları Platformu olarak yetkilileri mahkeme emrine uymaya ve hukuki süreçleri etkisizleştirmeye yönelik uygulamalardan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz.